Organizasyon
Daha Az Müdür Dönemi Başlıyor | Daha Az Müdür Dönemi Başlıyor |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | ||||
| Cuma, 15 Haziran 2007 | ||||
Sayfa 1 Toplam: 2 Klasik şirket sayısı geçmişte biraz adeta bürokrasiye boğulmuştu. Yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu, genel müdür, genel müdür yardımcıları, birim yöneticileri, onların yardımcıları, şefler... Liste uzayıp gidiyordu. 1990'larda başlayan, son dönemde daha da hızlanan değişim, şirketlerde kademe sayısını azaltıyor. ABD'de yapılan bir araştırma, CEO ile en düşük pozisyon arasındaki kademe sayısının yüzde 25 azaldığını ortaya koyuyor. Yönetim uzmanı Julie Wulf, bu tabloyu, "Organizasyonel yapı düzleşiyor" şeklinde değerlendiriyor.
Dünyanın en büyük şirketleri yalın ve yatay yapılanma peşinde koşuyor. Daha hızlı karar almak ve bu kararları hemen uygulamaya geçirmek için hiyerarşik yapıdaki basamaklı piramit yapı kökten değiştirilmeye çalışılıyor. Çokuluslu büyük şirketlerde CEO'ya raporlama yapan pozisyonların sayısı artıyor. Ancak, CEO ile en alt düzey yöneticiler arasındaki katmanların sayısında da dikkate değer bir azalma olduğu söyleniyor. Böylelikle daha fazla sayıda yönetici CEO'ya doğrudan raporlama yapabiliyor. University of Pennsylvania öğretim üyesi Julie Wulf'un yine bir akademisyen olan Raghuram G. Rajan ile birlikte gerçekleştirdiği "The Flattening Firm (Yataylaşan Şirket)" araştırması, kurumsal hiyerarşilerde yaşanan değişimi ele alıyor. Wulf ve Rajan'a göre, aradaki yönetim kademeleri ortadan kaldırılarak CEO'lar kurum içinde daha fazla yönetici ile doğruda ilişki içine giriyorlar. Aynı zamanda yönetimsel sorumluluk da aşağıya doğru genişliyor. Birim yöneticilerine daha fazla otorite sunuluyor. Türkiye'deki şirketler de, özellikle ekonomik krizlerden sonra, yalın ve yatay yapılanma düşüncesine sıcak bakmaya başladılar. Zaten pek çok çalışanın zorunlu olarak işten çıkarılması, hiyerarşik yapılanmada kaçınılmaz bir değişim yaşanmasına neden oldu. Adecco Türkiye Genel Müdürü Pembe Candaner, klasik ekonomi dönemlerinde şirketlerin dikey yapılanmış organizasyonlara sahip olduğunu belirtiyor. Candaner, "Artık, yeni koşullara uygun organizasyon yapısına geçiş yaşanıyor. Türkiye'de de bunun izlerini görüyoruz" diye konuşuyor. Her bir yönetim kademesinin kontrol ettiği pozisyon sayısı daha az olduğu için şirketlerde kalın bir yönetim tabakası görülüyordu. Bu durum 90'lı yıllarla birlikte değişmeye başladı. Satınalma ve birleşmeler etkili Candaner, organizasyonlardaki değişimin, 90'lı yılların başında, ABD'de görüldüğüne dikkat çekiyor. Ona göre, değişimin arkasında azalan kar marjları sonucu yaygınlaşan şirket satın alma ve birleşmeleri vardı. Yeniden yapılanma sürecinde ilk hedef, dikey yönetim yapılanmasının yataylaştırılmasıydı. Ayrıca, yönetim denetimi (span of control) derinliği arttırıldı. Böylelikle daha önce bir yönetici, 4 kişiyi kontrol ediyorsa, 8 kişiyi kontrol eder hale geldi. Sonuç olarak yönetici pozisyonların sayısı yarıya indirilmiş oldu. Yönetim denetimi derinliğinin arttırılması sürecinde ilk önce doğrudan üretimle ilgili kademeler yerlerini korudu. Ancak, 90'lı yılların sonlarına yaklaşılması ile birlikte teknoloji kullanımı da yaygınlaştı. Pembe Candaner, "Daha yoğun teknoloji kullanımı sonucunda verimlik arttı. Bunun sonucunda şirketler doğrudan üretimle ilgili pozisyonlarda da işgücü azaltma yoluna gittiler" yorumunu yapıyor. Julie Wulf ve Raghuram G. Rajan'ın araştırmasından çıkan bir diğer sonuç da, ABD'de zaman içinde CEO ile en düşük pozisyondaki yöneticiler (birim müdürleri) arasındaki pozisyonsayısının yüzde 25'in de üzerinde küçüldüğü. Buna göre, doğrudan CEO'ya raporlama yapan birim müdürlerinin sayısı da üçe katlandı. Wulf ve Rajan, bu durumu, "Organizasyonel hiyerarşi düzleşiyor" şeklinde açıklıyor. Bazı pozisyonlar yok oluyor Şirketlerde hiyerarşik yapıda az basamaklı bir yapı hedeflenmesi kimi pozisyonların ortadan kalkmasına, birleştirilmesine ya da sorumluluklarının outsoruce edilmesine neden oluyor. Egon Zehnder Türkiye'nin yönetim danışmanlarından Ogeday Karahan, şirketlerin kendi içlerinde stratejik bulmadıkları pozisyonları outsource ettiklerini belirtiyor. Özellikle BT ve İK departmanlarında bu trendin yaygın olduğunun altını çizen Karahan, şöyle devam ediyor: "Bazı rutin ve stratejik olmayan işleri outsourcing şirketlerine veriyorlar. Ancak, elbette bir departmanda çalışan sayısının 5'ten ikiye düşmesi diğer üç işin de dışarı verilmesi anlamına gelmiyor. Kalanların da iş yükü ve sorumlulukları artıyor." Heidrick & Struggles Türkiye'nin kurucu ortağı Ayşegül Aydın ise ara pozisyonlar ve orta kademe yönetimin ortadan kalktığına dikkat çekiyor. Ona göre, bu değişimin arkasındaki en önemli etken teknoloji... Gelişen teknoloji ile birlikte herkes birbiriyle rahat iletişim kurmaya başlayınca, ara kademedeki yöneticilere gerek kalmıyor. En tepedeki ve en aşağıdaki pozisyonlardan vazgeçilemeyeceğini, onların en kritik kademeler olduğunu vurgulayan Aydın şöyle devam ediyor: "Ara kademelerin yok olmasında, artık her şeyin outsource edilebilir hale gelmesi çok etkili oluyor. Yeni yönetim makalelerinde bile, ‘CEO'lar hariç her şeyi outsource edebilirsiniz' deniyor. Böylece tek bir direktörün kapasitesinden daha fazla da bir kapasiteye ulaşılıyor." Yönetim kurulları etkinleşti Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Güven Alpay, pek çok şirketten hiyerarşik yeniden yapılanma konusunda proje önerisi geldiğini söylüyor. Alpay, çevresel faktörlerde gerçekleşen değişimlerin şirketleri aynı zamanda belirsiz bir çevreye soktuğunun altını çiziyor ve ekliyor: "Böyle olunca o hiyerarşik, fonksiyonel, sabit bir ortama alışmış olan organizasyonlarda bile örgüt yapısında değişiklik isteyenlerin sayısı arttı. Bu nedenlerle Türkiye'de büyük bir ihtiyaç belirlendi". Yeni hiyerarşik yapılanmada, dikey yönetimin yatay organizasyona dönmesiyle birlikte birleşen ve yeni ortaya çıkan pozisyonlar oldu. Pembe Candaner, çoğu şirkette COO (Chief Operating Officer) ile CTO (Chief Technical Officer) pozisyonlarının birleştirildiğini belirtiyor. Ayrıca, bir önceki yapıda bulunan kimi yönetim kademelerinin ortadan kaldırılması ile birlikte bu kademlerin sorumlulukları bir alt ve bir üst seviyelerdeki yöneticilere aktarıldı. Yeni hiyerarşik yapılanmada daha önce pasif bir kademe olan yönetim kurulu şirketlerin işleyiş mekanizmaları içinde daha etkin rol almaya başladı. Yatay ilişkiler önem kazandı Değişen hiyerarşik yapılanmada ortadan kalkan pozisyonların yanında öne çıkan ya da yeni yaratılan pozisyonlar da oldu. Ogeday Karahan, daha önce kurumsal iletişim ve insan kaynakları görevlerinin aynı kişide toplandığını söylüyor. Günümüzde bunun tersine bir trend yaşandığına değinen Karahan, "Kurumsal iletişimin öneminin artması ile birlikte bu roller ayrıldı. Ayrıca, yatırımcı ilişkileri ya da iç operasyonel denetim müdürlükleri gibi yeni roller gündeme geliyor" diyor. Şirketlerin hiyerarşik yapılanmalarında yatay ilişkilerin önem kazandığı belirtiliyor. Bunun sonucu olarak da "Integrator manager" denen, koordinasyon görevlisi olarak adlandırılabilecek yeni bir pozisyon doğuyor. Ayşegül Aydın, "Bu kişiler, yatay organizasyonlarda birimler arasında koordinasyonu sağlıyorlar. Dünyada gelişen pazarlarda uzmanlığın önem kazanması ve uzmanlara ihtiyaç duyulması ile birlikte bu görevler öne çıkıyor" diye konuşuyor. Aydın, proje koordinatörlerine ve birimler arasında koordinasyonu sağlayacak kişilere ek sorumluluklar geldiğini de dikkat çekiyor. Ayrıca "divisional head" olarak adlandırılan CEO'nun ücret paketine yakın olanaklarla çalıştıklarını, son derece kritik bir role sahip olduklarını belirtiyor. Kademeler azaldı, hız geldi 90'lı yıllarda çok az sayıda kişinin ulaşabildiği genel müdür ya da CEO'lara raporlama yapan pozisyonların sayısı arttı. E&E Danışmanlık Kurucu Ortağı Kıvanç Ersöz, bunun en önemli nedeni olarak aradaki insanların kalkmış olmasını gösteriyor. Eskiden genel müdür yardımcısına bağlı olan müdürler günümüzde doğrudan CEO'ya raporlama yapıyorlar. Ersöz, "Raporlamada en önemli kriter müşteriden gelen talebin ne kadar zaman sonra CEO ya da genel müdüre ulaştığıdır. Aradaki kademeler azalınca şirket içinde alınması gereken kararlarda daha hızlı hareket edilir oldu" diyor. PricewaterhouseCoopers İnsan Kaynakları Birim Yöneticisi Murat Demiroğlu, Türkiye ekonomisinin büyüdüğü dönemde CEO ya da genel müdüre bağlı pozisyonların sayısının arttırıldığına dikkat çekiyor. Bunun nedenlerinden birinin nitelikli insanlara pozisyon verip kuruma daha farklı çalışma tarzları getirmek olduğunu söyleyen Demiroğlu "Kurumsal bankacılıktan bireysel bankacılığa geçişte hızlı tüketim malları sektöründen pek çok insan müdürlükten doğrudan genel müdüre bağlı başkan yardımcılığı görevlerine çekildi. Ama o dönem bitti. Özellikle teknolojik altyapıyla bağlantılı olarak belirli bir noktaya gelindiği için o yeni çıkan teknoloji bağlantılı işlerin de en üst seviyede temsili azaldı" yorumunu yapıyor.
Kaynak: Capital dergisi |
||||
| Sonraki > |
|---|
