| CEO'LAR, medya ile iletişimde neden sınıfta kalıyor? |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | ||||
| Perşembe, 19 Temmuz 2007 | ||||
Sayfa 1 Toplam: 2 General Electric'in efsane CEO'su Jack Welch, kendisini başarıya götüren yönetim yaklaşımının sırlarını anlatırken, "Medya ve reklam iletişimine büyük önem verdiğine" dikkat çeker. Welch, "Yönetim imajı ve şirketin ünü de bana göre bir CEO'nun asli görevleri arasındadır" sözleriyle de bunu ortaya koyar.
Gerçekten de CEO'ların önemli görevleri arasında medya ile iletişim var. İletişimin içeriği, veriliş şekli, sıklığı, mecrası ve tonu çok önemli. Bu kapsamda fikir önderleri, gazeteci ve televizyoncularla ilişkilerin hayati rol oynadığını düşünüyorum. Ancak, benim gibi düşünen CEO, genel müdür ve patronların sayısı fazla değil. Belki bazı işadamı, yönetici ve iletişim uzmanlarının hoşuna gitmeyebilir. Ancak, ben, Türkiye'deki yönetici ve işadamlarının, medya ile başarılı bir iletişim kurabildiklerini sanmıyorum. Ya kendi istekleri ya da birlikte çalıştıkları danışmanları ve yöneticilerinin etkisiyle, yanlışlıklar içinde savrulup duruyorlar. General Electric'in efsane CEO'su Jack Welch, kendisini başarıya götüren yönetim yaklaşımının sırlarını anlatırken, "Medya ve reklam iletişimine büyük önem verdiğine" dikkat çeker. Welch, "Yönetim imajı ve şirketin ünü de bana göre bir CEO'nun asli görevleri arasındadır" sözleriyle de bunu ortaya koyar. Gerçekten de CEO'ların önemli görevleri arasında medya ile iletişim var. İletişimin içeriği, veriliş şekli, sıklığı, mecrası ve tonu çok önemli. Bu kapsamda fikir önderleri, gazeteci ve televizyoncularla ilişkilerin hayati rol oynadığını düşünüyorum. Ancak, benim gibi düşünen CEO, genel müdür ve patronların sayısı fazla değil. Belki bazı işadamı, yönetici ve iletişim uzmanlarının hoşuna gitmeyebilir. Ancak, ben, Türkiye'deki yönetici ve işadamlarının, medya ile başarılı bir iletişim kurabildiklerini sanmıyorum. Ya kendi istekleri ya da birlikte çalıştıkları danışmanları ve yöneticilerinin etkisiyle, yanlışlıklar içinde savrulup duruyorlar. Bu konuda eğitimlere katılmış, konferanslar izlemiş, çok sayıda kitap okumuş ve hepsinden önemlisi içinde yaşamış birisi olarak CEO'lara bazı önerilerde bulunmak istiyorum. İlişkide iki taraf var; CEO ve işadamları ile gazeteciler. Bir iş ve ekonomi gazetecisi olarak önerilerimi şöyle sıralamak istiyorum: -CEO'ların hangi sıklıkla, neden basına konuşmaları gerektiği konusunda anlamlı bir strateji yok. Bazı CEO'lar, sürekli gazete, dergi ve televizyonda görülmeye zorlanıyorlar gibi bir izlenim ediniyorum. Oysa, bana göre, anlamlı ve gerektiğinde basına çıkan yöneticilere ilgi daha yüksek oluyor. Söyledikleri o durumda anlam kazanıyor. -Son yıllarda CEO'ları (genel müdür ve patronlar da dahil), basınla bir araya getirme rüzgarı esiyor. Ancak, bazıları "sırf bir araya gelme" amaçlı olduğu için, geren mesaj verilmeyebiliyor. Bu gibi durumlarda "odaklanmış" bir toplantı organizasyonu daha başarılı olacak. Bazı durumlarda sohbetler amacından uzaklaşıp, gereksiz, yöneticinin imajını bozan konulara kadar gidebiliyor. -Ben de sık rastlıyorum. Bazı yöneticilerle yaptığımız buluşmalarda, talep kendilerinden geldiği halde, bilgiyi adeta zorla alıyoruz. "Konuşmamaya yeminli" yöneticiyle toplantı ya da yemek, hiçbir amaca hizmet etmeyebiliyor. -Sadece gazeteciler değil, yöneticiler de bu tip toplantılara içerik olarak hazır olmalı. "Bu verileri daha sonra paylaşırım", "Galiba", "Bugün o konuyu konuşmayacağımız için rakamlar elimde değil" gibi yaklaşımlar, CEO'ları zor durumda bırakabiliyor. "Galiba rakamlara hakim değil" izlenimi uyandırabiliyor. -Çeşitli defalarca yurtdışında bizim işimizi yapan meslektaşlarla bir araya geldim, bu konuları da konuştum. Türkiye'deki yöneticilerin tercihi özel söyleşilerden yana. İletişim yönetici ve danışmanları da sürekli söyleşi peşindeler. Oysa, sektör ve iş dünyasının önemli referansları olmak isteniyorsa, önemli araştırma ve haberlere içerik üretmek de çok hayati. Bence, sektörle anılan birkaç isim arasına girmek, büyük bir gazeteye söyleşi vermekten çok daha önemli. -Ekonomi-iş gazetecisi, yönetimle ilgilenen biri olarak şunu da unutmamak gerekiyor. CEO'lar, bazı durumlarda, bütün gazete, dergi ve televizyonları kapsayan turlara çıkıyorlar. Onlarla bir araya geliyor, yemek ya da toplantı düzenliyorlar. Uzun süre ortada olmayan bir CEO, sürpriz şekilde sizi arıyor, ardından yine aynı sessizliğe bürünüyor. Oysa, iletişim, sadece şirket istediği zaman değil, gazetecilerin istediği anlarda da olmalı, sürekli kılınmalı. -CEO'ların, özellikle bu konuya bütçe ayırabilecek olanların iki konuya dikkat etmeleri gerek: Birincisi, iyi ve etkin konuşma. İkincisi ise fotoğraf verme. Büyük şirketleri yöneten, gerçekten de başarıya imza yöneticilerin, söyleşi ve açıklamalarının içeriklerini, mükemmel olmasa bile, iyi bir şekilde organize etmeleri gerekiyor. Dürüst olmak gerekirse, bazen hayal kırıklığı yaşayabiliyor, müthiş başarıların ifade edilememesine şaşırıyoruz. Eğitim, bu konuyu ortadan kaldırabilir.
Aslında daha fazlası var. Ancak yerim yok. Belki gelecek aylarda devam ederim. Fakat, CEO'ların iletişimle kendilerinin ilgilenmesi, zaman ayırması ve işi bilenlere yardımcı olması gerekiyor. Son söz: Bu değerlendirmelerim, işini iyi yapan CEO, iletişimci ve danışmanlar için geçerli değil. Onların bazılarında ise iyileştirmeye ihtiyaç var. |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
