Parolamı unuttum Hesabınız yok mu? Kaydolun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ana Sayfa arrow Kadın arrow TAŞ BOYAYARAK ZENGİN OLDU!
TAŞ BOYAYARAK ZENGİN OLDU! Yazdır E-posta
Yazar: Rauf Ateş   
Perşembe, 19 Temmuz 2007
Türkiye'nin Kadın Girişimcisi yarışmamızın ikincisi Hatice Gülgün Akça, Doruk Kimya Şirketi'nin sahibi. Girişimciliğe kendi deyimiyle sıfırdan değil, sıfırın altından başlayan Akça'nın öyküsü, günlük yaşamında karşılaştığı küçük detayları bir fırsat olarak algılayarak iş modeline dönüştürmesi temeline dayanıyor. Akça'nın balık malzemeleri satan bir dükkanda gördüğü akvaryum içinde kullanılan süs taşları O'nun yeni iş fikrinin de temel taşlarını oluşturmuş.  

Akça'nın söz konusu iş fikrini gerçeğe dönüştürmek amacıyla kurduğu Doruk Kimya, bugün pek çok Avrupa ülkesine dekorasyon ve hediyelik eşya amaçlı olarak ihraç ediliyor. Aylık 120 ton üretim kapasitesine sahip olan şirketin Türkiye içindeki önemli projelerinden bir tanesi Anıtkabir için renkli taşlardan yapılacak bir Türk bayrağı projesi oldu.

Kimya Mühendisi olan ve öğrenim hayatında edindiği bilgi birikimini girişimcilik fırsatına dönüştürme başarısını gösteren Gülgün Akça'nın girişimcilik öyküsü çalışmakta olduğu şirketin yabancı bir firmaya satılması neticesinde işsiz kalmasıyla başladı. Ege Üniversitesi Kimya Fakültesi mezunu Akça, Türk Tuborg Fabrikası, Ege Seramik-Markem, Dyo-Akmaden Bela Boya, Dapaş Boya gibi şirketlerde çalıştıktan sonra, Akmaden A.Ş.'nin yabancılara satılması sonucunda işsiz kaldı.

"Çalıştığım yıllar boyunca bir gün hep kendi işimi kuracağımı hayal ediyordum" diyen Akça'nın serüveni de işte böyle başlamış oldu. Ancak tabii ki her şey buradaki iki cümlede anlatmaya çalıştığımız kadar basit değildi. Nitekim işsiz kaldıktan sonra, özsermayeniz veya bu özsermayeyi temin edebileceğiniz kaynaklarınız yoksa hiç de o kadar kolay değil bir iş kurmak. Çünkü, yaptığınız işe göre ki Akça'nın işi kimya mühendisliğiydi, bir laboratuar terazisine bile sahip olmak kimi zaman hayalden öteye geçemeyen bir durum ortaya çıkarıyor.

İş fikri balık alırken oluştu

Ancak her zaman söylediğimiz gibi azmin de elinden hiçbir şey kurtulamıyor. Akça'nın öyküsünde işte bu azmi açıkça göreceksiniz. İşsiz kaldıktan sonra 2002 yılında, küçük yeğenine bir yaş günü hediyesi almak için balık malzemeleri satan bir dükkana giren Akça, bir cam fanus ve bir Japon baliği alırken akvaryumun içine konulan kendi doğal rengindeki sarımtırak kum dikkatini çekiyor. Bu kum çocukların daha dikkatini çekecek canlı renklere boyalı olsaydı daha iyi olmaz mıydı diye düşünüyor kendi kendine. O anda verdiği "olurdu..." cevabı da zaten bugünkü işinin temelini oluşturuyor Akça'nın.

O anki heyecanla hemen iş çevresini kullanarak Mersin'den bir maden firmasından iki çuval çok ince kuvarz madeni temin etmiş Akça. Hemen arkasından kullanabileceği kimyasalları ve boyaları da, çeşitli şirketlerden numune bazında istemiş.

İlk üretimi evinin mutfağında yaptı

"Kum ve gerekli kimyasallar vardı ancak gerekli ekipmanım yoktu" diyen Akça, çalıştığı işyerindeki analitik teraziyi hafta sonu için ödünç alarak evinin mutfağında çalışmaya başlamış. Burada gerekli karışımları hazırlayan Akça başlamış kumları boyamaya. "Kumları boyadığımda harika oldular, ışıl ışıl parlıyorlardı" diyen Akça, hemen aynı haftanın başında balık dükkanlarına bu ürünü göstermeye başlamış. "Götürdüğüm yerlerde ürünleri çok beğeniyorlardı ancak, çok az miktarda sipariş veriyorlardı örneğin her renkten 3 kilo istiyorlardı, ama bu talepler beni bir yere ulaştırmazdı" diyor Akça. Bununla birlikte ürününe son derece güveniyor.

Bir haftalık araştırmadan sonra kendisine yeni pazar alanları buldu Akça. Mermerit banko imalatçılarının üretim sırasında granit görüntüsü vermesi için kırılmış polyester tozlarını döküm sırasında kullandıklarını; bununla birlikte renk skalası konusunda kısıtlı imkana sahip olduklarını öğrenen Akça, bu alanda önemli bir açık olduğunu fark etmiş. Akabinde, bu işi yapan büyük şirketlerden birine giderek ürünlerini anlatmış.

İki gün sonra sözkonusu şirketten gelen 8 bin ton sipariş Akça'nın da hayatının dönüm noktası olmuş.

İlginç bir alışveriş

Ancak tabi ki iş sipariş almakla bitmiyor. O güne kadar 20 kilo, 30 kilo üretim yapan Akça'nın 8 bin kilo hem de bir hafta içinde sipariş yetiştirmesi çok da mümkün görünmüyor. Ancak, yazımızın başında da dediğimiz gibi, bunun adı azim. Bir gün içerisinde şansın da yardımıyla İzmir 5. Sanayi Sitesinde 67 metrekare bir dükkan tutan Akça, bir arkadaşından aldığı çekle de hemen bir makine satın almış. Sektörde edindiği çevresi, ihtiyacı olan kimyasalları kendisine daha uzun vadelerle temin etmesine yardımcı olmuş. Yine bir arkadaşının laboratuarından 1 aylığına ödünç aldığı teraziyle de tüm teknik ekipman tamamlanmış; sıra gelmiş en önemli şeye, yani ‘kum'a yani kullanılacak madene.

Akça, bu sıra dışı süreci şöyle anlatıyor:

"Maden firmasının sahibini direkt arayıp bütün macerayı, hikayemi anlattım. Bana ‘tamam bir kamyon mal göndereyim ama çekini ver' dedi, ‘çekim yok ki' dedim, ‘senet gönder' dedi, alacağımın tarihini bilmediğimi söyledim, ‘peki nakliyesi?' dedi, artık yüzümü bir kere kızartmıştım, ‘aslında nakliyesine de verecek param yok; alacağım, üreteceğim, satacağım, çekleri alıp size göndereceğim' dedim. Telefondaki yaşlıca ses hafifçe güldü ‘ben hayatımda böyle mal satmadım, ama bu malın parası ne beni batırır ne de seni zengin eder, yarın çıkarıyorum kamyonunu, yolun açık olsun' dedi ve bana 32 ton mal gönderdi."


Artık üretim için her şey hazırdı. Yanına iki de eleman alan Akça, ürünü üretip istenen tarihte fabrikanın malını gönderdi ve birkaç gün sonra bu işteki ilk ciddi kazancı elindeydi.

Akça, kısa bir süre sonra akvaryum için kumların yanı sıra çeşitli taşlara da renk vermeye başladı ve bu ürünleri çeşitli toptancılara sattı.

Farklı ülkelere ihracat yapıyor

Ürünler özellikle çiçek toptancılarının büyük ilgisini çekiyordu. Yüksek tonajlı üretim yapmaya başlayan Akça, bu arada yurtdışı Pazar arayışına girdi. Bu çalışmalarından da kısa sürede sonuç alan Akça ilk olarak Yunanistan'dan bir şirketin dikkatini çekti ve ilk ihracatını Yunanistan'a 9 konteyner ile gerçekleştirdi. Ardından İngiltere'ye de ihracat yapan Doruk Kimya, Kıbrıs ve Abu Dabi'yi de ihracat listesine ekledi. Şu anda şirket, Amerika'nın büyük mağaza zincirleriyle dış ticaret görüşmelerini sürdürüyor.

Yılda 120 ton üretim kapasitesiyle çalışan Doruk Kimya'nın ürün portföyünde renkli boyalı taşlar ve kumların yanı sıra, renkli boyanmış camlar, sedef ürünler, luminesans ürünler, parlatılmış ve işlenmiş bahçe taşları, akvaryum kumu ve taşları, sert jeller ve kandil yağları gibi 600 kaleme yakın ürün bulunuyor. Bu ürünler çeşitli perakende noktalarda tüketiciler ile buluşuyor.


 
< Önceki   Sonraki >

Arama