| Doların Geleceğini Neden En Çok KOBİ'ler Merak Ediyor? |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | |
| Salı, 31 Temmuz 2007 | |
|
Gerçekten böyle bir gerçek var. Türkiye'de 800 binin üzerinde firma var. Bunlardan 1000'ü büyük denebilecek düzeyde. Zaten Capital500 ve İSO500 araştırmalarını da bu şirketler oluşturuyor. Bir de toplam 5000 şirket var. Onlar da orta ve küçük ölçekli, 3-5 milyon dolar düzeyinde cirosu olanlardan oluşuyor. İşte bu grupta dövizdeki gelişmeler büyük bir merakla izleniyor...
İş dünyasıyla yaptığımız görüşme ve buluşmalarda, özellikle büyük kurumlarda döviz ne olacak sorusu hayati bir şekilde sorulmuyor. Geçmişte özel yemek ve sohbetlerin temel konusunu "Doların yönü" oluştururdu. Son birkaç yıldır büyük şirketler, banka ve finans kuruluşlarının yöneticileri yeni gerçeğe alıştılar. Artık "dolar" ya da "dövizin" yönüne takılı değiller. Orada ciddi bir "yeni normal" kurallarının kendini gösterdiğinin farkındalar. Ancak, KOBİ'lerde durum böyle değil. İnşaat sektöründen perakendeye, tekstilden teknolojiye kadar her alanda Türkiye'nin küçük ve orta ölçekli şirketlerinde hala "Dolar" takıntısı devam ediyor. Bu şirketlerin patronlarının önemli bölümünü, "Ya yükselirse" diye tasarruflarının bir bölümünü dolarda tutuyor. Bazıları ise yurt içi satışlarını bile dolar üzerinden yapıyor. Geçenlerde bir inşaat şirketinin patronu ile konuştum. "Dolar 1.25'e indikçe her gün para kaybediyorum. Acaba nereye kadar inecek?" diye sordu. Basında yer alan "Dolar 1 YTL'ye gidiyor" değerlendirmesinden de paniğe kapıldığı belliydi. Yanıtım şu oldu: "Sizin girdilerinizin yüzde 10'u bile döviz değil. Neden ısrarla dolar üzerinden satmaya devam ediyorsunuz. Örneğin, geçen hafta 300 bin dolara anlaştığınız dairenin YTL karşılığı 390 bin dolardı, şimdi 375 bin dolara indi. Belki biraz daha inecek." Bu değerlendirmeme katıldı. Döviz girdisinin çok az olduğunu kabul etti. Ancak, her şeyi dolarla hesaplamaya alıştığını, biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Sadece bu inşaat şirketinin sahibi değil. Anadolu'da yaptığımız bütün toplantılarda işadamlarından benzer değerlendirmeler duyuyoruz. "Dolar pozisyonu alıp, bir krizin çıkmasını beklemek" çok anlamlı değil. Buradan "risk yönetiminden vazgeçin" dediğim de anlaşılmasın. Ancak, artık yeni bir dönemdeyiz. Paranızı ve riskinizi en iyi şekilde yönetmeniz lazım. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Perakende Zincirlerine Giren Büyüyor
Türkiye perakende sektörünün hem içerdeki satışlarının hem de büyük zincirlerin ihracatlarındaki b&uum...
Çinli şirketler sıçrama yaptı, sıra bizim şirketlerde
Uzunca süre Türkiye, Güney Kore ile kıyaslandı. Kişi başına milli gelirlerinin 1960'larda 500 dolar olması, benzer süreç...
Uzun Süre Birlikte Çalışmak Neden Önemli?
Hem çalışma arkadaşlarımdan hem de okuyuculardan benzer sorular alıyorum. "Aynı şirkette uzun süredir çalışıyorum. Bu kariyeri...
Özilhan Ailesi Nasıl Başardı?
Türk ekonomisi bitmeyen dönemsel kriz nöbetlerinden birini daha yaşıyor. 1980 sonrası yaşanan kriz, birçok holdingin batma...
Babası zengin olmayan girişimcilerin sayısı artmalı
İlkokul, orta okul, lise ve üniversite... Hatırlıyorum da hiçbir arkadaşım ileride kendi işini kuracağına, ‘patron olacağına' y&...
