Parolamı unuttum Hesabınız yok mu? Kaydolun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

Şirket Doktoru

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Ana Sayfa arrow Büyüme arrow 500 Büyük Listesine Girmek İsteyenler Ne Yapmalı?
500 Büyük Listesine Girmek İsteyenler Ne Yapmalı? Yazdır E-posta
Yazar: Rauf Ateş   
Pazartesi, 06 Ağustos 2007
 

İş dünyasında "liste" türü araştırmalara şüpheyle yaklaşanların olduğunu biliyorum. "En büyük 500 şirket", "En beğenilen şirketler", "En etkili iş insanları" türü çalışmaları, dünyanın önde gelen şirketleri gibi, biz de gerçekleştiriyoruz. İşin doğrusu, karşılaştırma ve performans analizi açısından bu çalışmaların önemli işlevi olduğu görüşündeyim.

 

Ancak, son dönemde yönetici ve işadamlarının bu araştırmalara daha fazla ilgi gösterdiklerini görüyorum. "Capital500"de yer almak, "Türkiye'nin En Beğenilen Şirketleri" sıralamasına girmek, giderek daha önem kazanıyor. Ben, bunu haklı bir düşünce olarak görüyorum. Bir ekonomik ortamda sadece para kazanmaya odaklanmak, işimi yapar, "Saygınlığı" (Reputation) önemsemem demek doğru değil. Şirketlerin, yaşadıkları topluma ve toprağa karşı sorumlu olduklarını bilmeleri gerekiyor.

Bu konuya önem veren yöneticilerin işi çok zor. Çünkü, Capital500 ya da İSO500 gibi listelere girmek, girildiğinde ise bunu sürekli kılmak da kolay değil. Sadece üretim yapıp, iyi ihracat pazarları bulup, ilk 100'de yer almanın tek başına anlamlı olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle "sürdürülebilir başarı-büyüme" konusunu önemsiyorum. Şirketler, 500 ya da 1000 şirket arasına girmeyi, sektörlerinde büyük olmayı hedeflemeliler. Büyüklük hedefine odaklanmayanların ise "Saygınlık" konusuna yönelmeleri kaçınılmaz olacaktır. Ancak, bu, "Olacağım"demekle ulaşılacak bir hedef değil. Ünlü yönetim uzmanı Dr. Ken Blanchard'ın bir araştırmasını okudum. Çok katıldığım bu çalışmadan bazı sonuçları sizlerle de paylaşmak istiyorum. Dr. Blanchard, özetle, Fortune500'e (Türkiye'de Capital500 olabilir) girmenin sırlarını anlatırken şu önerilerde bulunuyor:

*VİZYON Bir vizyon mutlaka olmalı. Son derece açık bir şekilde ortaya konulan vizyonun, bütün çalışanlara anlatılması ve paylaşılması da gerekiyor.

*YETKİ Yetki devri, modern yönetim gereği. CEO'lar, çalışanlarına mutlaka bir iş ortağı gibi bakmalılar.

*PERFORMANS Çalışanların performansı mutlaka izlenmeli ve ölçülmeli. Hedefler paylaşılmalı ve çalışanları sık sık geri dönüşümle bilgi verilmeli.

*EKİP Çalışanlar ekipler şeklinde organize edilmeli. Böylece sinerji, moral ve verimlilik artırılmalı.

*TÜKETİCİ Müşterilere ve tüketiciye, işin en önemli parçası olarak bakılmalı. Her yönetici ve çalışan müşteriye odaklı bir yaklaşım benimsemeli.

*KALİTE Şirket, kaliteli hizmet ve ürün ürettiği için kendisiyle gurur duyar hale gelmeli. Uzun vadeli başarı ve kalıcılığın, kaliteli üretime bağlı olduğunu yöneticiler bilir.

*İLETİŞİM Fortune500'deki şirketlerin yöneticileri bilir ki, iletişim, şirketin benzini gibidir. O olmadan, tıpkı motorda olduğu gibi, şirket işlemez, aksar.

*ETİK Yöneticiler, çalışanlarının günlük işlerinde ahlaki kurallara uyacağına, şirketin saygınlığına özen göstereceğine inanırlar.

*SAĞLIKLI YAŞAM Şirketler, sağlıklı yaşayan ve kendini iyi hisseden çalışanların, daha verimli olacağını bilirler. Zaten ABD'nin önde gelen şirketleri de bu yönde strateji geliştiriyor, şirket içi etkinlik ve mekanları artırıyor.

*KAR Herkesin bildiği gibi kar şirket için kaçınılmazdır. Ancak, kar elde etmek, bir şirket için tek ve kaçınılmaz hedef olamaz.

Dr. Ken Blanchard, bu saptamları, Fortune500 şirketleri üzerine yaptığı araştırmada saptamış. Neredeyse başarının anahtar stratejileri olarak görüyor. Ben, coğrafya nerede olursa olsun, iş dünyasında bu stratejilerin tutacağına inanıyorum. Image

 
< Önceki   Sonraki >

Arama