Parolamı unuttum Hesabınız yok mu? Kaydolun
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Ana Sayfa arrow Paranın Yönü arrow Son 2 yılda dolardan ne öğrendik?
Son 2 yılda dolardan ne öğrendik? Yazdır E-posta
Yazar: Rauf Ateş   
Cuma, 28 Aralık 2007
  Birkaç yıl önce "Yeni Normal" adlı bir kitap yazdım. İş ve ekonomi dünyasında yeni gerçeklerle karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymayı amaçlıyordum. Bir maddesi de ekonomiyle ilgili idi. Orada ekonominin "kimyasının" değiştiğini, geçmişte doğru bildiğimiz belki onlarca şeyin, artık yanlış olduğunu belirtmiştim. Bunlardan biri de döviz idi. Türkiye'de döviz, daha doğrusu dolar uzun yıllar boyunca "yatırım aracı", daha doğrusu "güvenli liman" olarak görüldü. Zamanında bundan iyi kazananlar da olmadı değil.  

Ancak, son 3 yıldır dövizde "paradigma", yerleşik inanışlar değişti. Türk ekonomisinin yeni yapısı, değişen bankacılık anlayışı ve yabancı sermaye ilgisi doların işlevini farklılaştırdı. Bunun sonucunda ise 1.800'lere kadar yükselen dolar kuru, ekim ayı içinde 1.170'lere kadar geriledi. Bazıları hala umutlu, elinde dolar tutuyor. Bir bölüm uzman ise 1 YTL'nin 1 dolara eşitleneceğini düşünüyor.

Bütün bu tartışmalar, beklentiler ve tahminler, aslında son 2 yılda bize bazı dersler verdi. En azından ben kendi adıma birkaç dersler çıkardım. Bunları, döviz, özellikle de dolara yönelik beklentisi olanlarla paylaşmak istiyorum.


  1. Artık yatırım aracı değil: Dolar, 1.8'den başlayan düşüşünü 1.17'ye kadar sürdürdü. Kasım ayında bir miktar daha aşağı gelebilir. Bu dönemde, yani son 3 yılda düşükten alıp birkaç kademe üstünde satanlar dışında kimse kar etmedi. Gelecekte de benzer eğilim devam edebilir.
  2. Yılda birkaç kez başını kaldırıyor: Döviz, yılda en az 4 defa başını kaldırıyor. Son 1 yıla baktığımızda, bir defa 1.7'lere, bir defa 1.5'e, iki defa da 1.34-1.40 arasına kadar yükseldi. Her seferinde de çeşitli kesimlerden büyük satışlarla geriledi.
  3. Yükselişler eskisi gibi keskin değil: Gerçekten de dolar, en kötü günlerde bile 1.4'ü geçmekte zorlanıyor. Şöyle bir düşünün. 2007'de bir "sanal muhtıra", bir "cumhurbaşkanlığı krizi", birkaç "global kriz" yaşadık. Bu dönemlerde bile yüzde birkaçın üzerinde yükseliş görülmedi.
  4. Önümüzdeki 1 yılda 1.5'i görebilme olanağı var: Hükümetin ve büyük şirket ile bankaların bütçelerine koyduğu dolar kurunu biliyorum. 1.23 ile 1.30 arasında ortalama rakamlar var. Ben doların, yabancı girişinin olduğu ve global iyimserliğin devam ettiği dönemlerde, 1.2 düzeyinde, hatta altında seyredeceğini tahmin ediyorum. Ama yine birkaç dalgalanma da bekliyorum.
  5. Vatandaş hala umudunu kesmedi: Her şeye rağmen Türk vatandaşı dolar almaya devam ediyor. Düştükçe, "alım fırsatı" diyerek 1.7 düzeyinden alımlar yapıldığını biliyorum. Zaten döviz tevdiat rakamları da bunu destekliyor.
  6. Dolarla satış zarar ettiriyor: Türkiye'de satılan ürünlere, özellikle konuta dolar fiyat koymak akıl karı değil. Çok sayıda işadamı tanıyorum, bu nedenle büyük zarar ettiler. Zaten bazı şirketlerde YTL, bir bölümünde de Euro'ya dönüş başladı.
 
Sonraki >

Arama