| Girişimcileri bekleyen en önemli tehlike |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | |
| Cuma, 28 Aralık 2007 | |
|
Türkiye'de yeni kurulan şirketlerin neredeyse yarısı geniş anlamda perakende sektörü için kuruluyor. Mağaza, market, restoran, otomobil bayi gibi alanları kapsayan perakendecilik girişimciler için bütün dünyada önemli bir yatırım alanını oluşturuyor.
Türkiye'de yeni kurulan şirketlerin neredeyse yarısı geniş anlamda perakende sektörü için kuruluyor. Mağaza, market, restoran, otomobil bayi gibi alanları kapsayan perakendecilik girişimciler için bütün dünyada önemli bir yatırım alanını oluşturuyor. Ancak, bu alanın bir o kadar da riskli, rekabet yoğun olduğu da bir gerçek. Kapanan şirketlerin yüzde 75'inin bu alandan gelmesi de tesadüf değil.
Bana girişimcilerden "hangi alan" sorusu sık gelir. Geçenlerde yaptığım bir konuşmada belirtmiştim. Perakende işine gireceklerin bir önemli gerçeği dikkate almaları gerekiyor. Tüketici, binlerce ürün arasından kısıtlı sayıda seçim yapıyor. Sizin o kısıtlı ürün ve hizmet içine girmeniz, ihtiyaç oluşturmanız gerekiyor. Örneğin, ABD'de tüketicinin karşısında 1 milyon, Türkiye'de ise 200 bin adet seçenek var. Bir hipermarkette 10 bin-40 bin arasında ürün sunuluyor. Oysa, bir tüketici, ihtiyaçlarının yüzde 80'ini sadece 150 üründen karşılıyor. Geride kalan 9 bin 850'sinin hiç şansı yok. Girişimcileri bekleyen gerçek bu. Özellikle de perakende işine girecekleri... Sadece bir dükkan açmakla, giyim mağazası başlatmak, bayilik almakla iş çözülmüyor. Daha fazlasına ihtiyaç var. Hepsinden önemlisi, fark oluşturmak, ihtiyaç yaratmak gerekiyor. |
| Sonraki > |
|---|
