Aile Anayasası
Babası zengin olmayan girişimcilerin sayısı artmalı | Babası zengin olmayan girişimcilerin sayısı artmalı |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | |
| Cuma, 28 Aralık 2007 | |
|
İlkokul, orta okul, lise ve üniversite... Hatırlıyorum da hiçbir arkadaşım ileride kendi işini kuracağına, ‘patron olacağına' yönelik planlar yapmıyordu. Üniversitede bile hepimizin kafasında o dönem sınırlı olanaklar olsa dahi basına girmek, olmadı müfettiş, bankacı, reklamcı olmak vardı. Üniversitelerde şimdi de bu tablonun çok farklı olmadığını, genelde ‘ücretli çalışma' hedefiyle gençlerin yetiştirildiğini görüyorum.
İlkokul, orta okul, lise ve üniversite... Hatırlıyorum da hiçbir arkadaşım ileride kendi işini kuracağına, ‘patron olacağına' yönelik planlar yapmıyordu. Üniversitede bile hepimizin kafasında o dönem sınırlı olanaklar olsa dahi basına girmek, olmadı müfettiş, bankacı, reklamcı olmak vardı. Üniversitelerde şimdi de bu tablonun çok farklı olmadığını, genelde ‘ücretli çalışma' hedefiyle gençlerin yetiştirildiğini görüyorum.
Oysa, son 10 yılda onlarca dev şirket yaratan Amerika'daki üniversiteler girişimci üretiyor, gençlerin önemli bölümü ‘ücretli' yerine, kendi işini kurma motivasyonuyla eğitimini sürdürüyor. Zaten rakamlar da bunu gösteriyor. 2005 yılında 700 bine yakın şirket kurulmuş ABD'de. Ortalama kurulan şirket sayısı da 500 binin üstünde. Türkiye'de son 5 yıldır ortalama 50 bin civarında şirket kuruluyor. 70 milyonluk ülke için küçük rakamlar. Ancak, alınan mesafe de hiç küçümsenecek boyutta değil. Çünkü, 1950'li yıllarda yılda 100, 1960'ların sonunda 1000'li rakamlarla ifade ediliyordu. İlk defa yılda kurulan şirket sayısı 1989'da 20 bini aştı. 1999 yılında ise 50 bini geçti. Son yılların önemini ortaya koymak açısından iki rakam vereyim. Resmi rakamlara göre Türkiye'de 782 bin şirket var. Tabii bunların bir bölümü kapanmış. Son 20 yılda kurulan şirket sayısı 778 bin. Bunların 323 bini ise son 7 yılda kurulmuş. Yani Türkiye'deki şirketlerin yüzde 90'ı son 20 yılda kurulmuş. Ancak, bence yeterli değil. Çünkü, bu şirketlerin bir bölümü zaten girişimci olan, büyük, küçük ve orta ölçekli gruplar tarafından kuruluyor. Bazıları kağıt üstünde kalıyor, bir bölümü de yenilere ait. Geçenlerde bir yabancı danışmandan dinledim. ‘Türkiye'de şirket kurma, girişimcilik uzun yıllar zengin çocuklarının işi oldu. Babalarından aldıkları sermaye ile şirket kuranların sayısı bir hayli fazla. Ancak, son dönemde bakıyorum, babası zengin olmayan girişimciler de geliyor' diye konuşuyordu.
Gerçekten de yukarıdaki tabloyu, Türkiye'nin yeni şirketler ve girişimler yaratması için gereken enerjiyi bu yeni yükselen grup sağlayacak. ‘Babadan zengin olmayan girişimciler' kuşağı, haklarını yemeyelim, her zaman vardı. Ama onlar güçlü bir kuşak olarak ortaya çıkmamışlardı. Şimdi onun sırasının geldiğini düşünüyorum. |
| Sonraki > |
|---|
