| Yaşayan Şirket Olmak Mümkün Mü? |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | ||||
| Salı, 05 Haziran 2007 | ||||
Sayfa 1 Toplam: 2
Shell Company'deki "Senaryo Planlama" bölümünün kurulması sırasında bu işe yönelik araştırmalar yapan De Gues, gerçekten önemli bulgular edinmişti. Son 5 yılda kendisiyle çeşitli görüşmeler yaptık, yazılarından, araştırmalarından yararlandım. En son Capital'in 10'uncu yıl özel yayını için görüşme istemiştim, o da seve seve kabul etmişti. O söyleşide ve diğer bütün çalışmalarında hep şuna dikkat çekti: "Şirketlerin yaşam ömrü giderek azalıyor". "Living Company-Yaşayan Şirket`` adlı kitabında dile getirdiği görüşleri ısrarla savunuyor. Gues´e göre, 500, hatta 700 yıllık şirketler de olsa, dünyadaki şirketlerin ortalama ömürleri çok daha kısa. Hatta bu konuda yapılan araştırmalardan sürpriz sayılabilecek süreler de çıkıyor. Gues, bu konuda ``Fortune 500`` araştırmasına katılan şirketlerin ömürlerini örnek veriyor. Buna göre, 1970 yılında ``Fortune 500``e giren şirketlerden üçte birinden fazlası, daha 1983 yılında ortadan yok oldu ya da bir başka şirket tarafından satın alındı. Hollanda´da kurulu Startix Consulting Group´un danışmanlarından Ellen de Rooij´in yaptığı araştırmalardan da çarpıcı sonuçlar çıkıyor. Rooij´in araştırmasına göre, Avrupa ve Japonya´daki şirketlerin ortalama ömürleri 12.5 yıla kadar iniyor. Rooij, ``Bu süre çokuluslu şirketlerde 40-50 yıla kadar çıkmaktadır`` diyor. Gues ise, ``Amerika Birleşik Devletleri´nde bu sürenin daha uzun olduğuna inanmamızı gerektirecek herhangi bir neden görmüyorum`` diyerek, araştırmanın sonuçlarını destekliyor. İnsan ömrü daha fazla`` Uzun süre bu konularda fazla çalışmaya rastlamadım. Ancak, sonradan Jim Collins'in "Şirketlerin Yaşam Süreleri" üzerine çalışmaları oldu. "Kalıcı Olmak" (Built to Last) ve "İyiden Mükemmele" (Good to Great) bu konulardaki en önemli kitaplar arasında yer aldı. Ardından İczak Adizes'in kitabını gördüm. Sonra OECD'nin yayınları başladı. Orada da şirketlerin hayatta kalmaları ve bunlara ait rakamlar yayınlandı. Aslında yapılan yayınlar ve artan ilgi boş yere değil. Teknoloji ve iyi yaşam koşulları, insanın ömrünü uzatırken, şirketler daha az yaşıyor. Örneğin, yüzyılın başında dünyada ortalama insan ömrü 40-50 arasında değişiyor, hatta bazı ülkelerde 35 yıla kadar iniyordu. Şimdi ise gelişmiş ülkelerde insan ömrü 75 yıla, diğerlerinde ise 67-70´e kadar çıkıyor. Ancak şirketlerde, hatta dönemlerine damgasını vuranlarda bile bu oranlar çok aşağıya kadar inebiliyor. Peki şirketler neden ölüyorlar? İşte bu sorunun yanıtını yönetim uzmanı Arie de Gues şöyle veriyor: ``Deneyimler gösteriyor ki, şirketlerin başarısızlığa uğrayıp zamansız ölmeleri, yönetimlerindeki baskın düşünce ve dilin, pek dar bir biçimde, baskın ekonomi düşüncesi ve dili üzerine kurulmuş olmasıdır. Bir başka deyişle, bu şirketler, yöneticileri tüm dikkatlerini mal ve hizmet üretimine ilişkin ekonomik etkinlik üzerinde topladıkları ve kendi kuruluşlarının gerçek doğasının aslında insanlardan kurulu bir topluluk olduğunu unuttukları için ölürler.`` Peki şirketler neden ölürler? Yönetim uzmanları bu sorunun yanıtını verirken, ``vizyon ve yönetim hatası`` faktörlerine dikkat çekiyorlar. IBM Danışmanlık´ın uzmanlarından Murat Özbilen, özellikle bu tehdidin aile şirketlerinde yaşandığına dikket çekiyor ve şöyle devam ediyor: ``Aile şirketleri kurulduğu anda çok dinamiktirler. Patronlar aynı zamanda yöneticidir. İş ile ilgili tüm değer yargılarını, görüşlerini aynen aktarırlar. Böyle bir şirket kurulduktan ve pazarda bir yer edinmeye başladıktan sonra artık önemli olan girişimcilik ruhundaki etkinin yönetebilme becerisinin dönüşmesi gereklidir.`` Murat Özbilen´e göre, eğer girişimciler aynı beceriye sahip değillerse, ilk başta varlıkları şirkete büyük katkılar sağlamasına rağmen, artık yönetime zarar vermeye başlarlar. Bu nedenle de işi profesyonellere devretmek gündeme gelir. Özbilen burada bir başka önemli noktaya dikkat çekiyor. Ona göre başarının yolu, ailenin tamamen yönetimden çekilmesinden geçmiyor. Özbilen, ``Bu hir aile şirketi için doğru ve gerekli değildir. Önemli olan, kurulmuş işi yönetebilmek için gerekli becerilerin neler olduğunun belirlenmesi ve bu özelliğe sahip kişilerin yönetime getirilmesini sağlayacak kurumsal mekanizmaların oluşturulmasıdır``diyor. Şirketlerin ömrü nasıl uzayacak? Kilit soru şimdi bu. Bir zamanlar çeşitli araştırma ve yönetim trendlerine milyonlarca dolar döken şirketler, ardı ardına tarih olan devleri görünce, şimdiden önlem almanın yoluna gidiyorlar.Peki şirketin ömrü nasıl uzar? Bu sorunun yanıtını, yönetim uzmanı Arie de Gues şöyle veriyor: `` Şirketin gerçekten biyolojik anlamda canlı mı, yoksa ´yaşayan şirket´ kavramının yanlızca yararlı bir mecaz mı olduğunun belki de hiç önemi yoktur. Şirketi canlı bir varlık olarak kabul etmek, onun yaşam süresini uzatma yönünde atılması gereken ilk adımdır``.
Geus´e göre başarının yolu, daha doğrusu şirketin ömrünü uzatmanın yolu şu gerçeği kabul etmekten geçiyor: ``Bütün şirketler doğar, büyür ve ölürler``. Bu gerçeği kabul edip, ``yaşayan şirketi yönetmek`` , başarıyı da beraberinde getiren unsur olarak değerlendirilebilir. |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
