| 7 Ölümcül Hataya Dikkat |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | |||||||
| Pazartesi, 11 Haziran 2007 | |||||||
Sayfa 5 Toplam: 5 Dünyan her tarafında aile şirketlerinin devamlılığı, yeni kuşağa devri ve başarısızlığa uğramaları tartışılıyor. Japonya'dan ABD'ye, çok sayıda şirket bu konuyla uğraşırken, onlarca da kitap yazılıyor. Herkesin ortak amacı, işlerini geleceğe taşımak isteyen şirketlere yol göstermek, kalıcılık ve strateji için ışık tutmak.
Dünyan her tarafında aile şirketlerinin devamlılığı, yeni kuşağa devri ve başarısızlığa uğramaları tartışılıyor. Japonya'dan ABD'ye, çok sayıda şirket bu konuyla uğraşırken, onlarca da kitap yazılıyor. Herkesin ortak amacı, işlerini geleceğe taşımak isteyen şirketlere yol göstermek, kalıcılık ve strateji için ışık tutmak. Geçtiğimiz günlerde bu konuda kitapları olan Quentin J. Fleming'in bir araştırmasını okudum. Çok sayıda şirkete danışmanlık yapan, üniversitede araştırmalar gerçekleştiren ve ders veren Fleming, aile şirketlerini başarısızlığa götüren etkenleri bu çalışmada ele almış. "İstatistikler, aile şirketlerinin sadece yüzde 30'unun ikinci kuşağa geçebildiğini ortaya koyuyor" diyen Fleming, bu çöküşü önlemenin yolunun, başarısızlığın işaretlerini görebilmekten geçtiğini belirtiyor ve önemli bir saptamada bulunuyor: "Beni böyle bir çalışma yapmaya iten gerçek şu oldu: On yıldan fazladır danışmanlık yapıyorum. Çok sayıda aile şirketiyle çalıştım. Bu dönemde batan aile şirketlerinde neden hiçbir zaman işle ilgili gerekçeler olmadı. Hep iş dışı, özellikle yönetim ve aile nedenlerinden kaynaklandı." Ona göre, aile şirketlerini yok eden 7 ölümcül günah var. Bunları önceden görüp, çözüm üreten aileler başarıya ulaşıyor, diğerleri kalıcı ve yıkıcı sorunlarla didiş duruyor. Fleming'in çalışmasından bu 7 ölümcül günahı şöyle özetledim:
En önemli sorunlardan biri, aile işini, ölümsüz ve kalıcı bir iş haline dönüştürmekte ortaya çıkar. Buna engel ise aile üyelerinin davranış, tutum ve işi yönetme şekilleri olur. Burada üç önemli sorun yaşanır. Değişim sırasında, çocuklar, aile içinde sorun yaratan davranışlarını, aynı şekilde devam ettirirler. Yeni düzenin getirdiği kuralları kabul etmezler. İkinci sorun, aile büyüklerinin, çocuklara çeki düzen vermesiyle ortaya çıkar. Örneğin, hesapsız harcamalara çeki düzen verme aşamasında. Bir başka sorun ise ailenin kadın üyelerinin, "her şeye boyun eğen" insan konumundan çıkmaya başlamasıyla yaşanır.
Aile büyükleri, genelde çocuklarının büyüdüklerini kabul etmezler. Bu konuda genelde üç sorun ortaya çıkar. Birinci davranış şekli, en çok rastlanandır. Bu aileler, çocuklarının düşüncelerini tamamen reddeder ve onlara yetki vermekte başarısız olurlar. Bazı aileler ise çocuklarının artık bir yetişkin haline geldiğini kabullenmezler. Böylece, kendilerinin de ölümcül olduğu düşüncesinden uzak durmak isterler. Sık olmasa da rastlanan bir başka davranış şekli de, ailelerin, çocuklarını kendilerine rakip olarak görmesidir.
|
|||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
