| Turizmden Mimariye Organik İşler |
|
|
| Yazar: Rauf Ateş | ||||
| Pazartesi, 11 Haziran 2007 | ||||
Sayfa 1 Toplam: 2 Organik ürünler sektörü, Türkiye'de yeni yeni gelişmeye başlamasına karşın sektörde çeşitliliğin büyük bir hızla arttığı görülüyor. İlk etapta tarım ürünleriyle hayatımıza giren organik ürünler sektörü, artık her alanda kendini gösteriyor. Bu alanlar ise perakenden mimariye kadar uzanıyor. Dünya genelinde organik çeşitliliğin artmasıyla gelişen ve Türkiye'de uygulanabilirliği bulunan dokuz iş modelini yatırımcılara fikir vermesi amacıyla derledik.
Yeni yatırım alanları Haberimizde dokuz farklı alanda dünya genelinde organik ürün kullanımına ilişkin bilgiler yer alıyor. Bunlar arasında mimarlık dahi var. Biyoekolojik inşaat endüstrisi, mimaride organik ürünlerin kullanımıyla ortaya çıkan bir sektör haline gelmiş durumda. Bunun dışında su ürünlerinde, tekstil ürünlerinde her alanda organik ürünler bulunuyor. Bir ürünün organik ürün olabilmesi için, üretildiği ve işlendiği koşullarla üretiminde kullanılan hammadde büyük önem taşıyor. Bu koşulları ise dünya çapında faaliyet gösteren sertifika kuruluşları denetliyor. Türkiye'de üç tanesi yerli olmak üzere toplam dokuz tane sertifika kuruluşu, faaliyet gösteriyor. Bu kuruluşlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı denetiminde hizmet veriyor. Özellikle son yıllarda girişimcilerin büyük ilgi gösterdiği organik ürünler pazarındaki çeşitlilik de, yeni yatırım alanları doğruyor. Dünya genelinde organik çeşitliliğin artmasıyla gelişen ve Türkiye'de uygulanabilirliği bulunan iş modellerini sizlere bir fikir vermesi amacıyla çıkarttık. Perakende ticaretin organiği Organik perakendecilik, son yıllarda Türkiye'de doğal ürün marketlerinin açılmasıyla hız kazandı. Bu satış noktalarında satılan ürünlerin, doğal olduğunu tüketici biliyor. Bununla birlikte yurt dışında, bu alanda sertifikasyon yapılabiliyor. Bu sertifikasyon sistemi, organik ürünlerin satıldığı perakende satış noktalarını kapsıyor. Satış noktasındaki tüm ürünlerin organik olduğuna dair verilen sertifika, tüketici için de bir güvence niteliği taşıyor. Sertifikasyon prosedürlerine göre, perakende satış noktaları için sağlanan örnek alma ve analiz faaliyetleri de bulunuyor. Organik turizm Turizm sektörü organik büyümenin görüldüğü önemli alanlardan bir tanesi. Çeşitli turizm faaliyetleri dahilinde kullanılan materyallerde, -ki bunlar sudan toprağa, bölgenin genel florasından havasına kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor- organik uygulamaları görmek mümkün. Dünyada örneklerinin geliştiği bu alanda Türkiye'de de uygulamalar yapılmaya başlandı. Organik ürünler alanında sertifika veren kuruluşlardan ICEA, organik temelli sürdürülebilir turizm konusunda çeşitli şartlar dahilinde sertifika veriyor. ICEA Türkiye Genel Koordinatörü Ramazan Aydın, Türkiye'de organik turizmin gıdadan sonra yatırıma en uygun alan olduğunu ve bu alandaki girişimlerin şimdiden başladığını söylüyor. Bio yatırım ICEA'nın sürdürülebilir turizm alanındaki faaliyetleri farklı alanlarda toplanıyor. Bunlar Bio tatil çiftlikleri, Bio oteller ve otel olmayan barınma oluşumları. Çevre dostu organik tatil çiftliklerinin sertifikasyonunun ilk uygulamaları, İtalya'da gerçekleştirildi. İtalyan kırsal mimarisinin, sürdürülebilir turizmi teşvik ederek yenilenmesini amaçlayan bir proje geliştirildi. ICEA'nın kontrolörleri, yapılan çalışmaların standartlara uygunluğunu görmek için sık sık bu tatil çiftliklerini ziyaret ediyor. Tatil çiftliklerinde, sunulan hizmetin kalitesi ve çevresel uygunluğa göre değerlendirme yapılıyor. Benzer bir çalışma Bio oteller olarak adlandırılan hizmet grubu için de geçerli. İlk defa Avusturya'da 2001 yılında gerçekleştirilen bu yeni tatil akımı, yatırımcıların, operatörlerin ve ziyaretçilerin ilgisi ile büyüyerek Almanya'ya uzandı. Şu anda Avrupa'nın birçok ülkesinde Bio oteller adı altında yapılanmalar görülüyor. Son yıllarda, özellikle çalışan kesimin doğaya yakın tatil ihtiyacından yola çıkan yatırımcılar, Türkiye'de de bu akıma uygun yatırımlar gerçekleştirmeye başladı. Bu alan, aynı zamanda girişimcilerin de ilgisi çekiyor. Organik restoranlar ve kafeler Organik ürün çeşitliliğinin gıda sektöründe büyük artış göstermesi, bu ürünlerin artık hammadde olarak kullanıldığı noktalar açılmasını sağlıyor. Dünya genelinde organik tarım ürünlerinden hazırlanmış yemekler sunan restoranların sayısı yüksek olmasa bile, bu sayı gün geçtikçe artıyor. Bu Türkiye'de de girişimciler için iyi bir yatırım alternatifi olabilir. Vejetaryen restoranlar, farklı ülkelerin mutfakları derken, organik ürünlerden yemek yapan restoranların da büyük ilgi görmesi beklenebilir. Sadece restoran değil, kafeler, catering şirketleri açmak da mümkün. Sağlık bilinci açısından çok kesin fikirlere sahip olmamakla birlikte, orijinini bildikleri sağlıklı ürünleri tüketmek isteyen müşterilere, bu noktalarda hizmet vermek mümkün. İCEA sertifikasyon kuruluşunun bu alana ilişkin de bir sertifika programı bulunuyor. Bu sertifika programı dahilinde, organik işletme olduğunu belgelemek ve işletmesinde bu niteliği korumak isteyenlere, gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra belge veriliyor. Bu kontrolün anlamı, sadece yemeklerin hazırlanması için kullanılan hammaddelerin gerçekten organik tarımdan gelip gelmediğinin araştırılmasının ötesinde, tüm üretim faaliyetini izlemeyi de kapsıyor. Bu nedenle, gıdayı hazırlayan ve hizmeti sağlayan girişimcilerin tüketicilere tam, şeffaf ve verimli bir garanti sunmak için bu sertifikasyonu elde etmeleri gerekiyor. Mimaride organik ürünler Avrupa'da organik ürünlerin kullanım alanı, mimariye kadar genişlemiş durumda. Bu alanda önemli bir gelişme de bio-ekolojik inşaat endüstrisinin oluşması. İtalya'da faaliyet gösteren Ulusal Biyolojik Mimari Birliği (ANAB-ICEA), referans alınan ulusal ve uluslararası kurallara uygun biyoekolojik inşaat endüstrisiyle ilgili standartları ve yönetmelikleri düzenliyor. Bunun çıkış noktası, bir insanın ihtiyacı olan ev inşasının, paradoks olarak en yüksek çevresel etkili insan faaliyetlerinden birine dönüştüğü düşüncesinden kaynaklanıyor. Buna göre inşaat üretim metodları ve özellikle inşaat materyalleriyle ilgili işlemler göz önünde bulundurularak, çevre dostu yapıların kurulmasına katkıda bulunulabilir. Aynı zamanda bu görüşünde yayılması amaçlanıyor. Ormancılık ve sertifikasyon sistemi Organik ürünler alanındaki çalışmalar, büyük oranda çevre odaklı sürdürülüyor. İnsan sağlığının yanısıra, çevreye dost uygulamaların gerçekleştirilmesi, organik üretimin başlıca özelliği. Bu noktada, ormancılık ve fidancılık alanında faaliyet gösteren kuruluşlara da çevreye dost üretim şartlarını baz alan sertifikalandırma yapılabiliyor. FSC, ormanlar ve fidanlıkların sorumlu yönetimi ve doğa teşviği için uluslararası seviyede kâr amacı gütmeyen bir organizasyon. Bu organizasyon, orman ve fidan alanlarını temel alan ekonomik faaliyetlerin doğal çevre ve çalışanlarla, yerel nüfusa zarar vermeyecek şekilde yürütülmesini amaçlıyor. Bu sertifika dahilinde iki farklı program uygulanıyor. Bunlar "Orman Sertifikasyonu" ile "Gözetim Zinciri Sertifikasyonu". Orman sertifikasyonu, orman ve fidanlık operatörleri için uygulanan bir sertifikasyon. Ormanların ve fidanlıkların çevresel, sosyal ve ekonomik temel prensipler ve işlem kılavuzuna uygun yönetildiğini gösteriyor. Gözetim Zinciri Sertifikasyonu ise hammaddeleri son ürünlere dönüştüren, işleyen operatörler için uygulanıyor. Bu sertifika, bir üründe kullanılan odun ve kerestelerin, FSC sertifikalı ormanlardan geldiğini gösteriyor. Ayrıca program dahilinde, odun ürünlerinin farklı işlem basamaklarında izlenebilirliği, fabrikaya giden ürünlerden veya mobilya, kapı, parke gibi bitmiş ürünler değerlendiriyor. Yani bu sertifikasyon sistemi, mobilya sektörü başta olmak üzere, orman ürünlerinin hammadde olarak kullanıldığı birçok sektörde "doğaya dost" nitelik taşıyan sertifikasyon sistemini uyguluyor. Su ürünlerinin de organiği var Su ürünlerinin dünya genelinde en yüksek büyüme oranına sahip olan gıda üretim faaliyetlerinden biri olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, tüketicilerin de son yıllarda su ürünlerinin ve ilgili çevrenin kalitesi ve güvenliğine bağlı problemler ile hayvan refahının önemine giderek özen göstermeye başladığı görülüyor. IFOAM (Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu), organik su ürünleri için onaylanmış bir standartlar bütünü çıkarmaya karar verdi. Organik hayvan yetiştiriciliğinde uygulanan standartlar, organik su ürünleri yetiştiriciliğine de adapte edildi. Bu standartlar kapsamında balıkların doğal, GMO içermeyen besinlerle beslenmesi, ayrıca türlerin korunmasını garanti altına alan bir üretim sistemi kurulması esas alınıyor. Bu sistem, dahilinde ayrıca suyun fiziko-kimyasal parametreleri de göz önünde bulunduruluyor. Tüm bu şartları sağlayan ve sertifika alan üreticiler, etiketlerinde bunu gösterir işaretlere yer verebiliyorlar. Dünyadaki diğer yönetmeliklerden farklı olarak 2005 yılında yürürlüğe giren 25841 sayılı yönetmelik Organik Su Ürünleri yetiştiriciliğini de kapsıyor. Organik kozmetik Bilindiği gibi son yılarda "doğallık" kozmetik sektörünün önemli unsurlarından biri haline geldi. Şirketler sık sık ürünlerindeki "doğal"lığı vurguluyor. Bilimsel altyapı olmadan, sıradan tüketicilerin ürünlerin doğallık oranını anlaması mümkün değil. Bununla birlikte dünyada, kozmetik ürünlerinin doğallığını ölçerek, sertifika verilebiliyor. Bu konuda hazırlanmış bir standart da bulunuyor. Organik ürünler konusunda sertifikalandırma yapan ICEA ve AIAB, bir grup üreticiyle birlikte, Çevre Dostu Kozmetikler Standardı hazırladı. Bu sertifikasyonla ilgilenen üreticilerin, ICEA Ulusal Ofisi'ne başvurması ve uygun sertifikasyon yönetmeliği ile fiyat listesini imzalaması gerekiyor. Sertifikasyon işlemine başlamadan önce ICEA, şirketten sertifikalanacak üretim birimleri ve ürünler hakkında tüm önemli verilerle birlikte, bir bilgi anketi doldurmasını istiyor. Buna ek olarak, kuruluşun örnek alma ve analiz yapmasına izin veriliyor. Bu sertifikasyon, tüketicilerin düşük çevresel etkiye sahip ve üzerinde açık, doğru ve ayrıntılı bilgiler olan bakım ürünlerini seçmesine imkan sağlıyor. Şirketler için ise ürünlerinde söz konusu sertifikanın etiketinin bulunması, tüketiciye daha güvenilir ürün sattığının belgelenmesi anlamını taşıyor. Tekstilde organik uygulamalar Tekstil sektöründe de dünya genelinde birçok üretici, organik uygulamalar çerçevesinde organizasyonlarını değiştirmeye başladı. Biyotekstil denilen ve biyolojik ürünlerin hammadde olarak kullanıldığı yeni bir sektör dahi gelişti. Bunun örneklerini, Türkiye'de de görüyoruz. Tekstil üretim zinciri sırasında kullanılan kimyasal ürünlerin, dikkatli şekilde izlenmesi ve giysilerdeki kimyasal kalıntı düzeylerinin kontrol altına alınması, bu sertifika sisteminin temelini oluşturuyor. Yapılan denetlemelerle ürünlerin organik ürün olup olmadığı belirleniyor. Deterjan da organikleşti Tıpkı kozmetik ürünlerinde olduğu gibi deterjanlarda da belli standartlar dahilinde sertifikalandırma yapmak mümkün. Söz konusu sertifikalandırma, kozmetikte olduğu gibi deterjanda da insan sağlığını ve çevresel etkiyi temel alıyor. Deterjanların ve kaplarının üretiminde, çevre dostu olmayan maddelerin kullanılmaması, riskli veya insan ve çevre sağlığı için emniyetsiz ya da alerjiye yol açan zirai orjinli olmayan hammaddelerin kullanılmaması, yenilenebilir kaynaklar veya geri dönüşümlü materyallerden yapılmış kapların kullanımı ve ürünlerin kalitesi, bu sertifikasyon sisteminin temel amaçları arasında yer alıyor. TÜRKİYE'DEKİ SERTİFİKASYON ŞİRKETLERİ Ceres www.ceres-cert.com Orser (0-312) 438 15 60 ICEA (0-232) 342 60 68 Eko-Tar (0-324) 325 49 64 BCS (0-232) 239 09 07 Control Union (0-232) 343 26 51 ETCO (0-232) 339 76 06 Ecocert (0-232) 343 43 60
IMO (0-232) 347 47 05 |
||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
Perakende Zincirlerine Giren Büyüyor
Türkiye perakende sektörünün hem içerdeki satışlarının hem de büyük zincirlerin ihracatlarındaki b&uum...
Çinli şirketler sıçrama yaptı, sıra bizim şirketlerde
Uzunca süre Türkiye, Güney Kore ile kıyaslandı. Kişi başına milli gelirlerinin 1960'larda 500 dolar olması, benzer süreç...
Uzun Süre Birlikte Çalışmak Neden Önemli?
Hem çalışma arkadaşlarımdan hem de okuyuculardan benzer sorular alıyorum. "Aynı şirkette uzun süredir çalışıyorum. Bu kariyeri...
Özilhan Ailesi Nasıl Başardı?
Türk ekonomisi bitmeyen dönemsel kriz nöbetlerinden birini daha yaşıyor. 1980 sonrası yaşanan kriz, birçok holdingin batma...
Babası zengin olmayan girişimcilerin sayısı artmalı
İlkokul, orta okul, lise ve üniversite... Hatırlıyorum da hiçbir arkadaşım ileride kendi işini kuracağına, ‘patron olacağına' y&...
