| Ailedeki Birey Sayısı, Şirketten Hızlı Büyüyor |
| Yazar: Rauf Ateş | |
| Perşembe, 19 Temmuz 2007 | |
|
Dünyada aile şirketleriyle ilgili yayın ve araştırmaları izliyorum. Son yıllarda yapılan çalışmalarda "aile bireyi sayısındaki artış" riski hep konu olur. Ancak, Türkiye'de bu konunun daha kritik olduğunu, hatta sonraki yıllarda "sendroma" dönüşebileceğini düşünüyorum.
Dünyada aile şirketleriyle ilgili yayın ve araştırmaları izliyorum. Son yıllarda yapılan çalışmalarda "aile bireyi sayısındaki artış" riski hep konu olur. Ancak, Türkiye'de bu konunun daha kritik olduğunu, hatta sonraki yıllarda "sendroma" dönüşebileceğini düşünüyorum. Önce bunun nedenlerine dikkat çekmek istiyorum: -Türkiye'de aileler daha kalabalık. Özellikle Anadolu'da ortalama 3-4 çocuk var. -Babalar, damatlarını da bir şekilde işin içine sokmak istiyorlar. -Doğal olarak gelinler de işin içine giriyor. -Bir de kuzenler ve bazı durumlarda yeğenler var. Ortada böyle bir tablo bulunuyor. Bu da beraberinde "kalabalıklaşma" sıkıntısını getiriyor. Geçenlerde bir Anadolu Grubu'nun patronu ile konuştum. Kabaca saydık, daha şimdiden 50'ye ulaşmışlar. Bazılarında 100 rakamı zorlanıyor. Birkaç yıl sonra bunların önemli bölümü çalışma yaşına gelecekler ve "Aile dışına gitmeyi hiç düşünmeden şirkete katılacaklar". Bu beraberinde yönetim ve organizasyonda sıkıntı, aile bireyleri arasında tartışmayı da getirecektir. Bir süre sonra ise orta ve küçük ölçekli gruplarda "kalabalıklaşma sendromu"na yol açacak. Biz Capital'de geçmişte bir araştırma yapmış, "En kalabalık grup hangisi" diye sıralamıştık. Listenin başında Sabancı Grubu vardı. Geçenlerde Ali Sabancı'nın bir söyleşisini okudum. Bu konuya güzel bir yaklaşım getirmiş. Tam anlamıyla katıldığımı, "aile bireyi sayısı kadar grubun da büyümesi gerektiğini" belirtmek istiyorum: "Bir adam iş kuruyor. 100 birimlik iş yapıyor. İki çocuğu oluyor. İkisi de işte. Kurucu göçtükten sonra çocuklarının iş birimlerinin büyüklükleri toplamda en az 200 olması gerekir ki, kişi başına düşen iş büyüklüğü de aynı olsun. İkinci adamın da iki çocuğu oluyor. Onlar da işin içinde. O zaman iş birimlerinin 400 olması lazım ki, ailenin hepsini kurtarsın. Şayet örnek verdiğim iş hacmi 400 olamayıp, 200'de kalırsa, adam başına büyüklük 50'de kalıyor ve insanlar sıkılmaya başlıyor." Gerçekten de Türk aile şirketlerinin bir bölümünü bu tehlike bekliyor. "Aile bireyi sayındaki büyüme kadar büyüyememe" sendromu, gelecek yıllarda sıkıntı yaratmadan şimdiden önlemini almakta yarar var. |